Öneriler ^^

10 Ocak 2016 Pazar

Sherlock Holmes Hakkında Kütüphane ( Tamamen Alıntıdır * )

Bilinmeyenler : 
 Sherlock Holmes’un adı aslında Sherrinford olacaktı.
Sonrasında bu isim Sherlock’a çevrildi; çünkü o dönemde Sherlock isimde bir kriket oyuncusu vardı. Sherlock Holmes serisinin yaratıcısı Arthur Conan Doyle büyük bir kriket hayranıydı ve görünen o ki, Sherlock ismi de bir şekilde aklına takılmıştı. Aynı zamanda Doyle’un kendisi de hevesli bir kriket oyuncusuydu. Hatta 1899 ve 1907 yılları arasında Marylebone Kriket Kulübü’ne bağlı olarak tam on profesyonel maça çıktı -ki bu kulübün ismi de Holmes’un bürosunun bulunduğu Londra’daki Marylebone bölgesine oldukça uyuyor.
holmesgorsel1
2     İlk Sherlock Holmes romanı büyük ölçüde başarısız olmuştu.
İlk Sherlock Holmes romanı, Doyle’un yirmi yedi yaşındayken üç haftada yazdığı A Study in Scarlet‘tı. Doyle, bu romanı yazarken kendi üniversitesinde öğretim üyesi olan Doktor Joseph Bell’den etkilenmişti. Çünkü Bell, muayenehanesine gelen hastalara yalnızca bakarak teşhis koyabiliyordu. Roman üzerinde büyük bir etkiye sahip bir başka isim de Edgar Allan Poe’nun kurgusal dedektifi C. Auguste Dupin’di. Roman, tamamlanmasından sonra birçok yayıncı tarafından reddedildi ve nihayetinde Beeton’s Christmas Annual‘da yayımlandı. Satışları pek iyi olmadı ve aşağı yukarı hiçbir iz bırakmadan (sonradan hatırlanmak üzere) yitip gitti.
3     İkinci Sherlock Holmes romanı, Oscar Wilde’ın da dâhil olduğu yemekli bir davette ortaya çıktı.
İlk Holmes romanını takdir eden azınlıktan biri de Lippincott’s Monthly Magazine‘in editörü Joseph Stoddart’tı. Stoddart, 1889′da verilen yemekli bir davette Doyle’u, dedektifin maceralarını içeren ikinci bir roman yazmaya ve kitabı seri haline getirmeye ikna etti. Aynı davette Oscar Wilde da Dorian Grey’in Portresi‘ni yazmak için dergiyle anlaştı.
4     Sherlock Holmes, ünlü avcı şapkasını o kadar da çok giymedi.
Holmes’un avcı şapkasıyla olan ünlü resmi, 1891 yılında Strand dergisindeki Holmes hikâyesine eşlik eden illüstrasyondan alınmıştı. İllüstrasyonu çizen Sidney Paget, malum hikâyede köy evlerindeki ve küçük yerel köylerdeki gizemleri çözmek için kırsal kesime giden Holmes’u avcı şapkasıyla çizmiş, Holmes dünya çapında bir üne kavuşunca da birçok insan Holmes’un, davaları sırasında bu şapkayı taktığını düşünmüştü.
5     Sherlock Holmes, en fazla filme uyarlanan karakterdir.
IMDb’ye göre Holmes bu zamana kadar 226 filmde görüldü ve 19. yüzyılın sonlarından itibaren sinemanın gelişmesiyle birlikte onlarca farklı aktör tarafından canlandırıldı.
6     Sherlock Holmes, en fazla filme uyarlanan kurgusal karakter değildir.
İnsan dışı (ya da kısmen insan) karakterleri de dahil edersek, bu yargının doğru olduğu görülüyor. Tam 239 filmle büyük dedektifi geride bırakan Dracula bir vampir olduğu için Sherlock Holmes, en çok uyarlaması yapılan “insan” karakter.
7     Sherlock Holmes çıkarım yapmaz.
Teknik anlamda konuşursak Holmes, bunun yerine “yorumlama” olarak tabir edebileceğimiz mantıksal bir süreç kullanır. Çıkarım ve yorumlama arasındaki fark, ikincisinin çoğunlukla gözleme dayanması ve dolayısıyla da ortaya çıkan sonuçların her zaman için doğru olmayabilmesidir. Buna karşılık çıkarımda, mevcut bilgilerden elde edilen sonuçlar her zaman için doğrudur. Ancak sonuçta Holmes’un tümevarım yöntemleri her zaman doğru çıkıyor; belki de kullandığı yöntem gerçekten de çıkarımdır!
8     Holmes asla “Çok basit, sevgili Watson” dememiştir.
En azından orijinal Conan Doyle hikâyelerinde ve romanlarında böyle bir söz yok. Holmes çeşitli yerlerde “Çok basit!” ve “Sevgili Watson” diyor; ancak bu ikisi sonradan bir araya getirilerek oluşmuş bir kullanım. Bunun nedeni de büyük ihtimalle bu sözün, Holmes’un “sevgili Watson”ına karşı üstünlüğünü oldukça zarif bir şekilde göstermesi. Sözün ilk kullanıldığı yer ise P.G. Wodehouse’un 1915′te yayımlanan romanı Psmith, Journalist.
9     Sherlock Holmes Müzesi hem Baker Sokağı’ndadır, hem de değildir.
Londra’daki müzenin adresi, tıpkı meşhur hikâyelerdeki gibi 221 Baker Sokağı olsa da müze binası aslında Baker Sokağı 237 ile 241 arasındadır –ki bu da onun gayrimeşru olarak 239 numarada olduğunu gösterir.
10 Arthur Conan Doyle’da, Sherlock Holmes’tan fazlası var.
Öteki başarılarının yanı sıra, Doyle’un yasal mücadeleleri, Ceza İstinaf Mahkemeleri’nin kurulmasını sağladı. Kurgu, hukuk ve doktorluk alanındaki başarıları için değil, İkinci Boer Savaşı’ndaki gazetecilik çalışmalarından dolayı şövalyelik nişanı aldı. Kendisine, dedektiflik romanlarından çok daha fazla mükafat kazandıran tarihsel romanlar yazdı; öyle ki Winston Churchill bile Doyle’un tarihsel romanlarının büyük bir hayranıydı. Bilimkurgu türünde verdiği eser The Lost Word, sonrasında Steven Spielberg tarafından filme uyarlanan ve Michael Crichton tarafından yazılmış Jurassic Park‘a ilham kaynağı oldu.
Sherlock Holmes ve yazarı hakkında internette araştırıp kolayca bulamayacağınız 10 farklı bilgiyi derledik. Okuduktan sonra paylaşmayı unutmayınız. Bakalım bu bilgiler nelermiş:

1- “Bohemya’da Skandal” hikayesinde Holmes, ilk ve son kez bir kadın tarafından gölgede bırakılır ve oyuna getirilir. Bu hikaye dışındaki bütün hikayelerde ise kadınlar kurban olarak tasvir edilirler. Ancak Sherlock Holmes’ün zekasını aşan tek kadın Irene Adler, bu açıdan diğerlerinden çok farklıdır. Holmes’ün “Irene Adler”a aşk benzeri hiçbir duygu beslemediğini bilmemize rağmen, şunu biliriz ki; ''Holmes için sadece bir kadın vardı ve o kadın da belirsiz ve şüpheli bir hatırası olan Irene Adler''dı.

2- Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 – 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikayelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter, Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilim kurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düz yazılar vardır...
Modern çağdaki ilk dedektiflik tiplemesi Dupin olup şair Edgar Allan Poe'nun Morgue sokağında cinayet adı 1841 yılında yazdığı kitabında adı geçen tiplemedir. Daha sonra 1842 Maria Roget'in Esrarı ve 1844 yılında yazdığı Çalınan mektup adlı eserlerinde de aynı karakterden söz etmektedir. Poe'nun yarattığı Dupin süper güçlü, gözlemleri kuvvetli ve suçları çözme konusunda usta biridir. Daha sonra bu karakterden yola çıkılarak Sherlock Holmes yaratılmıştır. Sir Arthur Conan Doyle karakteri yaratmak için Edinburgh Üniversitesinde Joseph Bell ile birlikte yıllarca çalışmıştır. Suç dosyalarını araştırarak gerçek şuçlu ve suçluları tespit etme yönünde Court Appeal'ın da kurucusu olan Doyle aynı zamanda Portsmouth United Futbol Kulübünün de ilk kalecisidir.
3- Güç Hareketi:Güçlü Dua Hareketi

Bu hareket insanın bilinç dışından bilgili ve her şeyin farkında olduğunu ilettiği bir jesttir. Bu jest başka güvenli beden dili sinyalleri ve sözcüklerle bir arada kullanılınca mutlak bir inanç ve kendinden emin olma mesajını iletir. Bir nevi güç gösterisidir.

4- Danışman Dedektif

“Kendime özgü bir mesleğim var. Sanırım dünyada bu işi yapan tek kişi benim. Ben bir danışman dedektifim. Bunun nasıl bir iş olduğunu anlayabiliyor musunuz? Londra’da hükümete bağlı veya bağımsız çalışan birçok dedektif vardır. Bu adamlar hata yaptıklarında bana gelirler ve bende onlara doğru izi sürmeleri konusunda yardımcı olurum. Buldukları tüm kanıtları önüme sererler, suç tarihi konusundaki bilgime dayanarak onları genelde doğru yönlendirmeyi başarırım. Suçlar birbirine benzer. Eğer elinizin altında çözülmüş binlerce davanın detayları varsa bin birincisini de çözebilmeniz gerekir. ”
-SH
 
6- Bir şelaleden düşüp nasıl hayatta kalınır ?

Çok uzun yıl boyunca zavallı Dr.Watson  çok iyi dostu ve ortağı Sherlock Holmes’ün baş düşmanı Moriarty ile İsviçre’nin Reichenbach Şelaleleri'nde yitip gittiğini düşünmüştür. Oysa “Son Vaka” da gerçekleşen trajik olayın aslında bir son olmadığı, takip eden “Boş Ev” hikayesinde Holmes bir eski kitap koleksiyoncusu kılığında yeniden ortaya çıkıp Watson’ı hem şaşırtıp hem de sevindirince anlaşılır.
 
Şaşkınlığını üzerinden atan Watson’ın bu sefer merakı üstün gelir :

“Otur da bana o korkunç uçurumdan nasıl sağ kurtulduğunu anlat…!” 

Holmes hafif küstahça verdiği cevapla böylesi bir düşüşten kurtulmanın tek yolunun düşmemek olduğunu ifade eder :
“Oradan sağ çıkmam pek de zor olmadı , zira oraya hiç düşmedim...” 
7- Holmes yakışıklı bir adamdır.

Aksine Conan Doyle dedektifi “Bir usturayı andıran zayıf suratlı, büyük karga burunlu ve gözleri birbirine yakın” biri olarak hayal etmiştir. Eğer bunun herkesçe sevilen bir halk kahramanına uyan bir tasvir olduğunu düşünmüyorsanız çizer Sydney Paget de sizinle aynı fikirde olmalı ki son derece yakışıklı erkek kardeşi Walter’ı, Holmes’a model olarak kullanmıştır. Buna rağmen Conan Doyle çizeri eleştirmemiş ve, “Belki de hanım okuyucuların bakış açısına göre böylesi daha iyi oldu.”demiştir.
8- Holmes su kabağı tarzında kıvrımlı bir pipo kullanır.
Holmes ile en çok bir arada anılan şey hiç şüphesiz piposudur ve her ne kadar Conan Doyle’ın hikayelerinde dedektif sık sık içse de yazar bu pipoya dair net bir tasvir kullanmamıştır. “S” şeklindeki pipo 19. yüzyılın sonunda ilk kez tiyatro oyuncusu William Gillette tarafından kullanılmıştır. Piponun şekli dedektifin karakteri ile çelişmeyeceği için Gillette bu seçimi yapmıştır.

9- Holmes , Irene Adler ile " Bohemyada Skandal " hikayesinde tanışır ve onu alt etmeyi başaramaz. Sherlock Holmes kadınlara pek ilgi duymamasına rağmen hayatındaki tek kadın " O KADIN " dır... Irene Adler New Jersey doğumlu bir opera sanatçısıdır zeki ve kurnazdır...
10- 5. maddeyi gören var mı ? Eğer yazımızı okurken 5. maddenin olmadığını fark ettiyseniz tebrik ederiz, gerçekten iyi bir okursunuz ve kendinizde ilerleme kaydettiniz. Aslında böyle bakınca ''Bunda ne var ki dikkat etse herkes görür.'' diyen okurlarımızda elbet olacaktır ama işin özü o dikkati gösterip farketmektir. Farketmeyen okurlarımızın biraz daha antreman yapmasını öneriyoruz.
Sherlock Holmes ' in Hayatı :

Arthur Conan Doyle'un yarattığı Britanyalı hayalî dedektif 6 Ocak 1854'de Londra'da doğmuştur. İlk hikâyesi olan Kızıl Soruşturma 1887 yılında gazetede basılmaya başlanmıştır. Sherlock Holmes, dedektif kahramanlar içerisinde belki de en meşhur olanıdır. Olayları gözlem yoluyla çözmesi ile ünlüdür. Tümdengelim yöntemini çok iyi kullanmaktadır, sorduğu soruların cevaplarınının birbiriyle tutarlı bir bütün oluşturmasına dikkat eder, yani yöntemindeki fark, ipuçlarını biraraya getirip bir çözüm bulmak yerine, elindeki ipuçlarından anlamlı bir bütüne ulaşmaya çalışmaktır; bunun yanı sıra kendi kendine yaptığı laboratuar araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgileri tekil olaylara uygular ve sigara izmaritlerinden, el yazılarından, ayak izlerinden, ve her türlü bilgi kırıntısından sonuca ulaşır. Yazar Doyle, Holmes karakterini yaratırken dönemin ünlü doktorlarından Profesör Joseph Bell'i kendisine örnek almıştır. Bell, Sherlock Holmes maceralarında sıkça karşılaşılan gözlemleme yöntemini hastalarıyla ilgili bilgi sahibi olmak için kullanır ve bu yöntemi tıp öğrencilerine öğretirdi.Holmes, işiyle ilgili olmayan hiçbir konuya ilgi duymaz, işine yarar diye sosyete haberlerini takip eder ama Dr. Watson'ın Holmes'ün politika bilgisine verdiği not on üzerinden sıfırdır. Hatta bu konuda abartıya kaçıp, "dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden bu bilgiyi kafamda tutayım ki" dahi diyebilmiştir. Dönemin pozitivizmi, kendisi bir doktor olan Conan Doyle tarafından, Holmes karakterine fazlasıyla giydirilmiştir. Holmes, kariyerine bir üniversite öğrencisi iken başlamaya karar vermiştir. Gloria Scott macerasında bir dostunun babası tarafından övgüler alan Holmes, öğrencilik yıllarında geliştirdiği akıl yürütme metodlarını profesyonel yaşamında olgunlaştırır. Aralarında Avrupa'nın kraliyet aileleri ve seçkin kişiliklerinin olduğu geniş bir müşteri yelpazesi vardır. Ancak Holmes yine de müşterilerini seçme lüksünü kendine verir. Yoksul bir müşterinin getirdiği ilginç ve merak uyandırıcı bir davayı, zengin bir şahsın getirdiği sıradan bir probleme tercih eder. Yeri geldiğinde, ülkesinin çıkarları adına çalışır; Donanma Antlaşması, Bruce Partington Planları ve Son Görev gibi hikeyelerde,Britanya çıkarlarını korumuş ve potansiyel savaşları önlemiştir. Dönemindeki pozitivist yaklaşım ve bilimsel analiz eğiliminden dolayı, Holmes farklı alanlarda birçok tezler ve monograflar kaleme almıştır. Sigara külleri gibi detektiflik mesleğinde kullandığı bir konudan; "Arıcılık ve Kraliçenin Ayrımcılığı Üzerine Bazı Fikirler" ve konu hakkındaki son noktayı koyduğu iddia edilen "Lassus'un Çok Sesli İlahileri" gibi farklı alanlardaki yazıları okuyucunun karşısına çıkar. Holmes, bilimsel yetenekleri dışında, iyi bir dövüşçüdür. Üniversitede boks ve eskrim eğitimi almış, 19. yüzyılda İngiltere'de sıkça görülen sopa dövüşünde de uzmanlık edinmiştir. Öykülerde Holmes'un ettiği kavgalar genelde sonradan anlatılır. Şöhretli Bir Müşteri Macerası, Yalnız Bisikletçi, Son Dava gibi hikâyelerde, Holmes eskrim, boks ve Boş Ev'de anlattığı üzere Baritsu gibi dövüş tekniklerine başvurarak kendini kurtarır. Buna rağmen, Holmes imgesi, daima 'kalbi olmayan bir zihin' olarak belirir. Fiziksel şiddet yönü oldukça nadir ve daima haklı olarak ortaya çıkar.
İnsanları, bir denklemin elemanları olarak ele alan ve dolayısıyla duygusal yönlere kaymayan bir karakter olan Holmes, amacına ulaşmak için zaman zaman aldatıcı ve kurnaz bir karaktere bürünür. Charles Augustus Milverton macerasında, Holmes bilgi edinebilmek için bir malikane hizmetçisine evlenme teklif etmiş, Baskerville Tazısı romanında, düşmanının safdışı etmek için Watson'a yalan söylemiştir. Detektifin çevresiyle olan ilgi ve ilişkisi, davasına olan temaslarıyla orantılı görünür. Watson, dostunun Akgürgenlerin Esrarı hikâyesinde, müşteri Violet Hunter'a ilgi duyduğunu sanmış ancak davanın çözümlenmesiyle Holmes'un ilgisi kaybolmuştur.
Holmes, davalarında Scotland Yard veya yeri geldiğinde Britanya Hükümeti adına çalışsa da, bazı durumlarda kendi adaletini kendi sağlama hakkını kendinde görür. Donanma Antlaşması, Şeytan Ayağı ve Charles August Milverton Serüveni gibi hikâyelerde Holmes, yasal adaletin yetersiz kaldığı durumlarda kendi adaletini sağlayan kişilere sempati duymuş ya da bir suçlunun yakalanmasının, serbest kalmasından kötü sonuçlar vereceğine kanaat getirerek kaçmasına izin vermiştir. Charles August Milverton hikâyesinde, yüksek fiyatlar karşılığında tanınmış kişilere şantaj yapan Milverton'ı öldüren bir kadına duyduğu saygıyı Lestrade'dan gizlemeyen Holmes, Donanma Antlaşması'nda ise evrak hırsızlığının ifşa olmasının uzun vadede çok daha büyük zarar getireceğini öne sürerek hırsız Joseph'in kaçmasına göz yummuştur.
Davaları ve araştırmaları sırasında ise, Holmes sık sık direniş ve hatta saldırganlıkla karşılaşır. Bu tepkiler Kayıp Futbolcu hikâyesinde, mesleğini tasvip etmeyen doktordan, Seçkin Müşteri öyküsünde Holmes'a saldırmak için adam kiralayan çapkın konta kadar değişiklik gösterir. Detektif, bu tepkilere karşılık gerektiğinde mizahi ve sözlü karşılıklar verirken, fiziksel saldırılara karşı ise kendini korumakta zorluk çekmez. Bunun örneklerinden biri, Yalnız Bisikletçi öyküsünde, Holmes'a yalnızca bir sıyrık kadar hasar verebilen Woolidge'in kendisinin evine elarabası ile taşınmasından anlaşılabilir.
Sherlock Holmes, 20. yüzyılın başlarında artık emekliye ayrılır. Aslan Yelesi macerası gibi nadir durumlar dışında eski yaşamını geride bırakan Holmes, arıcılıkla ilgilenmiştir. Holmes'un gerçek anlamda dönüşü, Son Görev'dir. I. Dünya Savaşı öncesi, Almanlara karşı karşı istihbarat amacıyla Amerika'ya giderek bir İrlanda göçmeni kılığına bürünen Holmes, bu uzun görevin sonuçlanmasıyla birlikte artık yaklaşmakta olan Dünya Savaşı'nı kastederek, dostu Watson'a şu sözleri söyleyerek gerçek anlamda bir dönemin kapanışını vurgular: "Bir şark rüzgarı geliyor, Watson. (...) Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi. Soğuk ve acı bir rüzgar bu Watson ve bir çoğumuz karşısında çürüyüp gideceğiz. Fakat yine de Tanrı'nın rüzgarı bu ve fırtına dindiğinde, güneşin altında daha temiz, daha güzel ve daha güçlü bir toprak yatacak."

                                        Özel Yaşamı
Aslında varolmayan bu detektifin kitaplarda her zaman adresi olarak gösterilen ve bugün müze olan evi İngiltere'de Baker Sokak 221B'dedir. Holmes, kendi dönemi için oldukça bohem bir adamdır, garip zevkleri de vardır ve aynı zamanda bipolar kişiliğe sahiptir. Morfin ve kokain kullanır ve bunları evdeki garip yerlere koyar, usta bir eskrimcidir,çok iyi keman çalar, Irene Adler dışında takdir ettiği veya hayatına giren bir kadın yoktur. Yunanlı Tercüman Hikayesinde, Holmes'ün bir ağabeyi olduğu ortaya çıkar. Mycroft'un, Britanya Hükümetinde oldukça özel bir görevi bulunur. Kardeşinin tanımıyla, kendisininkinden de üstün gözlem yetenekleri olan Mycroft, hükümetin tüm çıkarımlarını analiz ederek en uygun hamleyi belirten bir "bilgi bankası" görevi görür. Mycroft Holmes, Ian Fleming'in karakteri olan James Bond'un gizli patronu "M" olduğu da söylenir.Holmes oldukça kibirli bir adamdır ancak Dr. Watson'a yaklaşımı herkesten farklıdır
Sherlock Nedir ?
Sherlock Holmes  tarafından oluşturulan hayali dedektif kahraman,   edebiyatının önemli ilk figürlerinden biridir. Gazetelerde tefrika edilmiş, ve polisiyenin halk arasında popülerleşmesine vesile olmuştur. 

Sherlock Holmes serüvenlerinin Türkiye`de ve dünyada birçok taklidi yazılmıştır. 50`li ve 60`lı yıllarda Türkiye`de onun adına Conan Doyle tarafından yazılmamış öyküler dahi yayımlanmıştır. 

İlk hikaye olan Kızıl Soruşturma   yılında gazetede tefrika edilmeye başlanmıştır. Sherlock Holmes, dedektif kahramanlar içerisinde belki de en meşhur olanıdır. Olayları gözlem yoluyla çözmesi ile ünlüdür.  yöntemini çok iyi kullanmaktadır, soruduğu soruların cevaplarınının birbiriyle tutarlı bir bütün oluşturmasına dikkat eder, yani yöntemindeki fark, ipuçlarını biraraya getirip bir çözüm bulmak yerine, elindeki ipuçlarından anlamlı bir bütüne ulaşmaya çalışmaktır; bunu yanı sıra kendi kendine yaptığı laboratuar araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgileri tekil olaylara uygular ve sigara izmaritlerinden, el yazılarından, ayak izlerinden, ve her türlü bilgi kırıntısından sonuca ulaşır. Ancak Holmes, işiyle ilgili olmayan hiçbir konuya ilgi duymaz, işine yarar diye sosyete haberlerini takip eder ama Dr. Watson`ın Holmes`ün politika bilgisine verdiği not on üzerinden sıfırdır. Hatta bu konuda abartıya kaçıp, "dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden bu bilgiyi kafamda tutayım ki" dahi diyebilmiştir. Dönemin pozitivizmi, kendisi bir doktor olan Conan Doyle tarafından, Holmes karakterine fazlasıyla giydirilmiştir. 

Aslında varolmayan bu detektifin kitaplarda her zaman adresi olarak gösterilen ve bugün müze olan evi İngiltere`de Baker Sokak 221B`dedir. Holmes, kendi dönemi için oldukça bohem bir adamdır, garip zevkleri de vardır ve aynı zamanda bipolar kişiliğe sahiptir. Morfin ve kokain kullanır ve bunları evdeki garip yerlere koyar, usta bir eskrimcidir,çok iyi keman çalar, Irene Adler dışında takdir ettiği bir kadın veya hayatına giren bir kadın hikayelerde yoktur. Holmes oldukça kibirli bir adamdır ancak Dr. Watson`a yaklaşımı herkesten farklıdır. 

Dr. Watson, bu kurgudaki en önemli yere sahiptir çünkü yazarın okuyucuya anlatmak istedikleri onun Holmes`e sorduğu sorular sayesinde ortaya çıkar. Holmes, hem onu kıskanan hem de ona hayranlık duyan ve asla olay çözmeyi beceremeyen Scotland Yard dedektifleri tarafından ya da Baker Sokak`taki evine gelen müşteriler tarafından yardıma çağırılır. 

Daha ilerleyen hikayelerde, Holmes`ün aslında ondan daha zeki ve yetenekli bir ağabeyi olduğu ortaya çıkar. Mycroft, gizli servis adına çalışan bir yöneticidir ve Holmes`e yardım ettiği olur. 

Holmes`ün kullandığı birçok metot bugün bile kriminoloji açısından tam olarak kullanılmayan yöntemlerdir. 

Conan Doyle, bir noktada Holmes öyküleri yazmak dışında şeylerle uğraşmak ister, ve ``Son Soruşturma`` adlı hikayede Holmes`ü en büyük düşmanı Profesör Moriarity`nin öldürmesini sağlar, ancak halkın buna tepkisi büyük olur ve Conan Doyle`un diğer yazıları Holmes kadar başarılı olmayınca, Holmes yazarı tarafından uygun bir şekilde diriltilir. 

Sir Arthur Conan Doyle`un oğlu ve ünlü polisiye yazarı John Dickson Carr tarafından ortaklaşa yazılmış bir biyografisi de vardır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder